|
KÜLTÜRÜMÜZ
EVLİLİKLER:
Geçmişte Devekovan’da evlilikler erkek ve kızlar için erken yaşlarda görücü usuluüyle yapilmaktaydi. Evliklik yaşı erkekler için 15-20 yaşları arası kızlar için ise 14 18 yaşları arasında evlenilirmiş. Evlilikler genelde akraba arasında veya köy içerisinden yada yakın köylerden kız alma veya vermek şeklinde olmaktaydı. Günümüzde ise evlilik biraz daha geç yaşlarda yapılmakta, erkekler için 20-25 Kızlar için ise 17-22 yaşları arası evlilikler yapılmaktadır. Son yıllarda yöremize ait bir evlilik türü de ortaya çıkmıştır. Bu evliliklere Almancı evlilikleri denilmektedir. Bu evliliklerde Almanya’dan kız alma veya kız verme , yada Alman bir bayanla evlenme şeklinde olmaktadır.
BAYRAMDA ADETLER
Dini bayramlarımızdan olan Ramazan ve Kurban bayramı günümüzde geçmiş yıllara göre büyük bir coşkuyla kutlandığı söylenemez. Dini bayramlarımından olan ramazan bayramını kasabamızda nasıl kutlandığını aktarmaya çalışacağım. Ramazan bayramı Halk arasında şeker bayramı olarak da bilinir. Bayram yaklaşırken kadınlı erkekli herkes büyük bir hazırlık içerisine girerler. Kadınlar bayram yaklaşırken ev temizligi ve çamaşır yıkarlar. Bayramdan bir gün önce ise ya ni arefe günü tandırda kömbe ( börek) yaparlar. Erkekler ise yiyecek ve giyecek tenimi icin Cumartesi günü Koçihsar pazarına veya çarşamba günü Panlı pazarına alışveriş icin giderler. Bayram yaklaşırken kasaba dışında bulunan gurbetcilerimiz yavaş yavaş kasabaya gelmeye başlarlar. Kasab nufusu 1-5 oranında artarak kasabada canlılık görülür. Nihayet bayram sabahı olduğunda , erkekler bayram namazını kılmak icin camiiye giderler. ( Kasabada tek camii olduğundan dışarıda namaz kılmamak icin camiiye erken gidilir.) Bayram namazından sonra kabir ziyareti için mezarlığa gidilir. Mezarlıktan içeri girmeden önce imam tarafından dua okunur. Mazerlık avlusu önünde en yaşlı olandan en gencine sıraya geçilir ve bayramlaşılır ve kabir ziyareti yapılarak herkes evine dağılır.
İlk önce çocuklar çıkar bayram ziyaretlerine. Çoçuklar ellerinde naylon poşetlerle guruplar halinde büyük bir sevinc ve coşkuyla ev ev şeker toplamaya çıkarlar. Çocuklar kendi aralarında şeker toplama yarışına girerler. Daha sonra büyükler bayram ziyaretlerine çıkarlar. Bu ziyaretler küçük olanların müyük olanları ziyaretleriyle olur. Gençler kasaba meydanında toplanırlar. Civar köylerle futbol macı yapmak için diğer köyleri davet ederler veya civar köylere giderler. Bayramın üçünçü günü olduğunda kasabaya gelen gurbetciler yavaş yavaş kasabayı terketmeye başlarlar. Kasabada canlılık kaybolur. Kasaba eski haline döner.
YÖRESEL YEMEKLERİMİZ
Her yörenin kendine has yemekleri olduğu gibi bizim yöremizin de kendine has yemekleri vardır. Geçmişten günüzüe kadar geleneksel olarak gelen bir çorba türünden ” Arabaşı Çorbası”ndan bahsetmek istiyorum. Devekovan da çorba deyince hemence akla arabaşı çorbası gelir. Arabaşı çorbası kış mevsiminde pişilen bir çorba türüdür. Bu çorba kasabaya ilk karın yağmasıyla pişirilmeye başlanır. Arabaşı çorbası büyük bir titizlikle hazırlandıktan sonra, çorbayı içmek üzere yakın komşu dost ve akrabalar davet edilir. Sinilere önceden dökülmüş olan hamurun ortası oyularak büyük tas dolusu çorbalar yerleştirilir. Sofraya evvela büyükler oturur. Daha sonra diğr davetliler sofraya dizilirler. Bu davetlerde 8-10 kadar sofranında kurulduğu görülür. Bu çorbanın içiminde kendine has adabı vardır. Bir kural göre çorba tasına kim hamur düşürürse bir sonraki arabaşı çorbası o kişiden içilecektir.
Arabaşı çorbasının özellikleri.
· Bu çorbayı içmek icin yakın akrabalar, komşular ve dostlar davet edilir. · Hindi etinden yapılan bu çorba , acılı ekşili ve sıcak içilir. · Bu çorba genelde akşam öğününde, kalabalık gruplar halinde içilir.
Günümüzde Unutulmaya yüz Tutmuş Bazı yemekler.
Asıda: Un yağ pekmez ve su karışımından yapılan bir yemek türü. Bulamaç: Kavrulmuş un, yağ karışımından yapılır. Lepe: Koyun veya keçi sütü bulgur ve yağ ile yapılan yemek türüdür. Ekmekaşı: Kızartılmış ekmek su yağ ve biber karışımından yapılır. Doğramaç: Sarmısaklı yoğurt ile ekmeğin karışımından yapılır.
YÖRESEL GİYİM TARZI:
Halkımızın giyim şekli , kadın erkek ve mevsimlere göre çeşitlilik arzetmektedir. 1970 li yıllarak kadar halkın giyim kuşam şekli şöyledir.
Erkeklerin giyim şekli;
Kasaba halkı geçmiş yıllarda çoğu fakir olduğu için, fakir halk daha ziyade dön gömlek üzerine koyun yününden dokunmuş ve mavi boya ile boyanmış bir şalvar giyer, bunun üzerine habadan veya çuhadan fermani içlik giyerlerdi. Bu giysilerin kenarları kaytanla işlenirmiş. Erkekler bellerkine şal kuşak bağlarlardı. Ayakalara kış ayında yün çorap ve ayakkabı olarak çarık veya yemeni giyerlerdi.
Kadınların Giyim Şekli;
Kadınlar üç etek (simli entara) yanları yırtmaçlı önü açık belden bir kaç adet düğmeli veya belden bir karış yukarısı kapalı etekeleri yerde sürünürcesine uzun entarilerdir. Bunların altına yine kendi kumaşından yapılmış saltalar giyerlermiş. Başa fes ve onun üstüne gümüş siyeç ayaklara ise kalın yün çorap ve ayakkabı olarak çarık veya yemeni giyerlermiş.
HALK EĞİTİM VE SANAT KURSLARI
Kasabada faliyet gösteren halk eğitim örgütü yoktur. İlçe milli eğitim müdürlüğünün tarafından 1984 yılında devekovan da okuma yazma bilmeyenlere üç aylık bir kursla okuma yazma öğretilmiştir. Son yıllarda Halk Eğitim Merkezine bağli biçki dikiş nakış kursları açılmaktadır. Kasabanın genç kızları bu kurslara katılarak biçki- dikiş nakış becerileri kazanmaktadırlar.
Ayrıca okulların yaz tatillerine girmesiyle birlikte kasabada kuran kursları açılarak ögrencilere camii imamı tarafından din bilgisi ve kuran ögretilmektedir.
GENÇLERİN ASKERE UĞURLANIŞI
Diğer Türk gençlerinde olduğu gibi Devekovan’da da gençler askere gidecekleri günü heyecanla beklerler. Çağrı pusulalarını alan gençler kısa zamanda cevrece duyulur. Askere uğurlanacakları güne kadar komşu ve akrabalarınca toplu olarak davet edilirler. Çeşidi bol ve zengin sofralar hazırlanarak asker adayları elden geldiğince en güzel şekilde ağırlanmaya çalışılır. Gençler arasında eskisine nazaran daha bir yakınlık ve samimi bir hava eser. Son bir hafta veya on gün hep beraber olurlar. Davetler dışında kalan zamanlarını çeşitli eğlencelerle geçiririrler. Kendi aralarında seçtikleri bir evde akşamları toplanırlar. Müzikli oyunlar, veya kendi aralarında çeşitli oyunlar oynarlar. Yakın zamanda askerden gelenlerin askerlik hatıralarını ve bilgi verici sohbetlerini gece yarılarına kadar dinlerler. Zaman zaman açık havada (Genellikle Peçenekte) halaylar çekilir, güreşler yaparlar kendi aralarında. Askere gidecekliri günü iple çekerler adeta. Askerlerin köyden ayrılacağı gün, dua edilir. Anneler ayrılık hasretinin yanısıra , bu kutsal gününü görmelerinden dolayı gözyaşlarını tutamazlar. Büyük bir hüzün ve neşe birarada asker adayları asker ocağına yolcu edilir.
DEVEKOVAN’DA SPOR FALİYETLERİ
Kasabamız spor alanları açısından zengin olduğu söylenemez. Yeşilyurt mahallesinde bakımsız bir futbol ve bir veleybol sahası vardır. Ayrıca devekovan ilköğretim okulunda futbol, veleybol, basketbol sahaları ve masa tenisi olup öğrencilere ve kasaba halkına hizmet vermektedir. Kasabamız adına kurulu bir futbol takımı yoktur. 1987 yılında Ağaçören de düzenlenen kaymakamlık kupası maçlarında Devekovanspor ikincilik kupası kazanmıştır. Bayramlarda civar köylerle yapılan futbol karşılaşmaları geleneksel hale gelmiştir. Bayramlarda biraraya gelen gençler civar köylere giderek veya civar köylerden gelen futbol takımlarıyla hemen hemen her bayramda maçlar yapılmaktadır.
Devekovan’a 1987 yılında yağlı güreş takımı gelerek kendi aralarında maçlar yapmışlardır. Peçenekte yapıan bu müsabakalara kasabamız ev sahipliği yapmıştır. Yağlı güreş müsabakalarını izlemek için çevre köylerden de yüzlerce seyirci gelmiştir. Devekovan’ın kasaba olmasıyla birlikte yine ilçemizde düzenlenen futbol ve veleybol karşılaşmalarına Kasabamız adına müsabakalara katılınmıştır.
SAYA GEZME GELENEĞİ
Devekovan’da kış eğlencelerinden birisi de saya gezme geleneğidir. Bu geleneğimiz unutulmak üzeredir. Bu geleneğimizi yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmayı uygun gördüm. Bu oyun yılda bir kez kış mevsiminde, ocak ayının ondördüncü gecesi oynanır. Bu oyun için erkeklerden oluşan en az altı kişi gereklidir.
Arap: Genenllikle bir kişi olur . İki kişiin de oynandığı görülür. Arabın elleri yüzleri soba karasıyla boyalıdır. Ellerinde tahtadan kama ve koyun zili bulunur. Gelin: İki kişiden oluşur. Kadın kılığına giren erkekler tamamen geline benzetilir. Yüzlerinin görünmemesi için türbentle kapatılır. Kürklü: Giyisi olarak üzerinde eski yırtık pontolon ceket ve keçe vardır. Dümbelekci: Elinde teneke veya ırbıktan dümbelek ( darbuka) vardır. Heybeci: Toplayacakları arpa veya buğdayı taşımak için heybecide torba bulunur.
Sayaçılar akşam ezanıdan sonra mahalle mahalle ev ev dolaşmaya başlarlar. Herhangi bir evin kapısını çalarlar.. Dümbelekci oyun havası eğşliğinde hem türkü söyleyerek hemde dümbelek çalar. Arap ise elindeki zillerle türküye eşlik eder. Gelinler ise oyun havası eşliğinde kırdırmaya ( oynamaya) başlarlar. Hane sahibi sayacıları izlemeye başlar Bu arada hane sahibi her hargi bir oyun havası çalınıp oynamasını da isteyebilir. Eğlinceye bir müddet devam edildikten sonra kürlü ölmüş vaziyette yere yatar. Diğer oyuncular kürklünün başına toplanarak ağlamaya başlarlar. Ev sahibi kürklüye; ” rüyanda ne gördün” diye sorar. Kürklü de ev sahibinin maddi durumuna göre bir teneke arpa buğday veya para diye bağırır. Hane sahibi gönlünden koptuğunca arpa buğday veya para verir. Sayacılar verilen bahşişleri beğenmez ise söyledikleri bir de dörtlükleri vardır. Saya geldi sakının Demir dümür takının Sayacının bokunu Kına diye yakının Oynadıkları evden ayrılan sayacılar bir başka eve giderken hep bir ağızdan bağırarak şu dörtlüğü söyleyerek giderler.
Hey hayada hayada Yılan öter gayada Açlığımızdan değildir Adet kalmış sayada
DEVE OYUNU
Düğünlerde yapılan eğlencelerin içerisinde en önemlisi ” deve Yapma” geleneğidir. Kasabamizdan derlediğim deve oyunu unutulmayan seyirlik oyun geleneklerimizden birisidir. .
Deve yapmak icin gerekli malzemelerde şunlarıdır. Tokmak, filikli kilim, yün ip ,küçük cep aynası, eski battaniye, hafif ağaç merdiven , kilim, keçe, ve yastık gereklidir.
Yukardaki malzemeler temin edildikten sonra önce devenin başı yapılır. Tokmağın üzerine tiftit kilimi iyice iple sarılır. Kilimin uç tarafından iki çıkıntı ile kulak yapılır. Göz yerine iki tane ayna takılır. Gövde yerine ağaçtan hafif merdiven kullanılır. Bir kişi önden, diğeri arkadan merdiveni omuzlarına alırlar. Merdivenin üzerine hörküç yerine minder ve yastık konulur ve üzerine tamamen kaplayacak şekilde kilimle kapatılır. Devenin içine giren kişilerin başlarınada tanınmaması için tülbentle örtülür. Bu oyun için erkeklerden oluşan en az dokuz kişi olması gerekir Oyuncular: Deve: Deveyi oluşturan babayiğit iki kişiden oluşur Arap: Genelde iki kişi olur. Elleri yüzleri soba karasıyla boyanır. Elerinde kayış ( kemer) bulunur. Deveci: Genelde kıyafet değiştirmez. Elinde bir deynek (sopa) ile devenin başını çeker. Kızlar: Kız kılığına girmiş erkeklerden oluşur. Dede: Dalında asılı bir çanta. Çantadada kül ve kum doludur. Ayrıca tahtadan da bir tüfeği vardır. Yünden takma sakal ve bıyık yapılır. Kocakarı: Bu oyuncu yaşlı karılar gibi giydirilir, kocakarının elinde biraz yün ve Kirmen bulunur.
Oyunun Kuralı: Düğüne toplanan gençler ya deveye binmeye , yada kızları kaçırmaya çalışırlar. Arap olan oyuncuların görevi, gençleri deveden ve oyuncu kızlardan uzak tutmaktır. Arap olan oyuncular devenin ve oyuncu kızların etrafında dolaşarak, gençlerin deveye binmesini ve kızları kaçırmalarına engel olmaya çalışırlar. Arap olan oyuncular, deveye fazala yaklaşanları ellerindeki kayışlarla vurarak deveden ve kızlardan uzak tutmaya çalışırlar. Eğer gençlerden birisi deveye biner ise deveciler o genci gidilecek yere kadar götürmek zorundadır. Ancak bu davranış deveye binin gencin vicdanına kalmıştır. Araplarla anlaşarak kendisine vurulmaması karşılığında da deveden inebilir. Eğer kızlardan biri kaçırılırsa, araplardan birisi bunların peşine düşerek kızı gençlerin ellerinden kurtarmaya çalışır. Kızı kaçıranlara yetişilemez ise, kızı kaçıran kişi düğün sahibinden bahşiş almadan kaçırdığı kızı teslim etmez. Kız evinden oğlan evine varılıncaya kadar, bir taraftan davul zurna eşliğinde eğlenilirken bir taraftanda bu oyuna devam edilir. Bu yolculuk esnasında yolda herhangi bir arabaya rastlanır ise ( özellikle almancı arabası) deve yolu ulaşımak kapatarak arabacıdan bahsiş alınmadan yol açılmaz. Oğlan evinden kız evine gelindiğinde, davul zurna eşliğinde eğlenceye devam edilir. Bir ara ihtiyar dede dalındaki tahta tüfeği çıkararak arabın birtanesini TAK TAK diye vurur. Arap yere yatar. Deve de yere yatar. İhtiyar dede avazı yettiği kadar bağırarak ARABI VURDUM KIZLAR BANA KALDI” der. Bu arada diğer oyuncuların hepsi vurulan arabın başına toplanarak ağlamaya başlarlar. Bu oyuncular kız evi bahşiş verinceye kadar deveyi ayağa kaldırmazlar. Bahşiş alınınca deve ayağa kalkar ve oyun kız evinden oğlan evine gelinceye kadar devam eder. Oğlan evine gelindiğinde oyun sona erer.
OYUN HAVALARI VE HALAYLAR
Düğünlerde ve milli bayramlarda oynanan oyunların harketli ve canlı olduğunu, halay ve oyun havlarında birlik ve beraberliğin en güzel örneğini görüyoruz. Devekovan’ düğünlerinde oynanan bazı oyunhavaları ve halaylardan örnekler;
Devekovan’da oynanan halaylar;
1 Ağırlama 2 Ayşeli 3 Sekme 4 Üç ayak 5 Avşar HALKIN GEÇİM KAYNAKLARI
Devekovan Kasabında yaşayyan hakın gecim kaynağı başta tarım ve hayvancılığa dayanır.
TARIM:
Kasabada yaşayan halkın çoğunluğu geçimini çiftçilikle sağlamaktadır. Devekovan arazisinin büyük bir kısmı ekim ve dikime elverişlidir. Kasaba sınırları genelinde yağmurların bol olduğu yıllarda verim oldukca yüksek olur. Yağışın az olduğu yıllarda ise verim düşer. Verimi düşen tarlalar nadasa bırakılarak dinlendirilir. Tarlalarda gübre olarak fenni gübre ve çiftlik gübresi kullanılmaktadır. Yetiştirilen ürünler: Genellikle arpa, buğday, nohut, ve şekerpancarı yetiştirilirken az da olsa ayçiceği, mısır ve fasulye de yetiştirildiği görülmektedir.
Tarım ürünleri , Toprak Mahsulleri Ofisine veya tüccarlara satılarak değerlendirilir. Tarımla ilgili çalışmalar modern araçlarla yapılmaktadır. Kasabada 1996 yılı sonu itibariyle 46 taraktör, İlçe Ziraat Odasına kayıtlı 120 çiftçi vardır. Devekovan’da ilk Tapu-kadosro çalışmaları 1958 yılında yapılmış ve bu tarih itibariyle kayıtlı kültür arazisi ( bag, bahçe, tarla, ev, arsa )8368 dönüm olarak kayda alınmıştır. Günümüzde ise bu rakamların kat kat üzerinde olduğunu görmekteyiz. Kasabada yaklaşık 18.000 dönüm kültür arazisi mevcuttur. HAYVANCILIK:
Devekovan’da tarımın gelişmesiyle birlikte topraklarının büyük bir kısmı (meralar) giderek azalmaya başlamıştır. Mera ve çayırlık alanların bulunmasına rağmen büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yetiştirilmesine elverişli alanların olduğu söylenemez. Kasabada dokuz sürü ( 3000 den fazla ) koyu ve keçinin, bir sürü ( 60 dan fazla) inek ve Mandanın (camızın) bulunması kasaba merasının küçük olması nedeniyle hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir. Meraların sürürlmesi halkın büyük bir kısmının da Almanya’ya çalışmak icin gitmesi hayvancılığın ve Tarımın ilerlemesini kısmen de olsa etkilemiştir.
Kasabada en çok koyun, keçi inek ve camız (manda) yetiştirilmektedir. Gün geçtikce bunların adedi azalmaktadır. Hayvanlar yazın meralarda otlatılır. Kışın ise saman ve kuru otla ahırlarda bezlenirler.
Sütçülük: Kasaba halkı son yıllarda, yetiştirdiği inek ve koyunların sütünden çeşitli süt mamilleri elde ederek veya sadece süt satarak ticari kazanç elde etmektedirler. Kasaba günlük ineklerden elde edilen süt verimi yaklaşık 200 kg. Olup Aksaray-Ortaköy süt fabrikasına gönderilmektedir. Ayrıca sütten taze peynir. tulum peyniri ve yağ elde edip ticaretini yapanların sayısıda az değildir.
Tavukculuk: Kasabada yaşayan, hemen hemen her ailede az da olsa tavuk beslenmektedir. Tavukculuk sadece ihtiyacı karşılayacak nisbette yapılsada hindi ve yumurta satışından gelir elde edenler azda olsa mevcuttur.
Devekovan çevresinde bulunan hayvanlardan bazılarıa) Evcil hayvanlar: İnek, camız, koyun, keci, At, Eşek, Köpek, kedi, tavuk , kaz, ördek, hindi, güvercin b) Av hayvanları: Tavşan, güzel keklik çil keklik, bıldırcın, yaban ördeği. c) Yabani kuşlar: Serce, yabani güvercin, sıığırcık, baykuş, ibibik, leylek,yaban martısı, delice, kartal, şahin, ebabil, çalıkuşu, kanarya, karga, alakarga.
EĞİTİM VE ÖĞRETİM DURUMU
Devekovan da bilinen en eski eğitim merkezi (ilk) camii nin yanında bulunan medresedir. Osmanlı devleti döneminde bulunan bu medrese, bugünkü ilkokul (rüştiye ) düzeyinde eğitim veren bir okul olup, sadece erkeklere Osmanlıca derslerden oluşan üçer yıllık eğitim vermiştir. Bu medresede okumak için civar köylerden öğrencilerinde bu medresede eğitim gördükleri bizlere aktarılmaktadır. İlk olarak latin alfabesiyle ( bugünkü kıllandığımız harflerle ) eğitim ve ögretim 1947 yılında yeşilyurt mahallesinde, bir dersanede verilmiştir. Kız ve erkeklerin beraberce eğitim gördüğü bu okul, üçer yıllık eğitim vermiş olup, iki dönemde yaklaşık yüz ögrenci mezun etmiştir. Milli Egitime bağlı ilk resmi okul 1958 yılında açılmıştır. Günümüzde belediye binası olarak kullanılan bu okul binasında iki derslik, bir müdür odası ve iki odalı lojmandan ibaretti. Yine bu okulun hemen bitişiğine 1981 yılında bir derslikli bir ek bina yapılmıştır. Bu bina günümüzde halk evi olarak kasaba halkının hizmetine sunulmuştur. 1986 yılında orta okulun açılmasıyla, devekovanda eğitim açısından büyük bir adım atılmıştır. Avrupa ülkelerinde çalışan gurbetçilerimizin maddi destekleriyle yapılan bu okulda, kasabamız öğrencileriyle birlikte, Yeşilyurt, Kadıobası, Bağobası , Çayırönü, Baltalı, Eley ve Çatçat köyü öğrencileride bu okulda öğrenim görmektedirler. Devekovan ilkögretim olkulu üç katlı olup, 9 derslik 1 labarotuvar 1 kütüphane 1 öğretmenler odası 1 müdür odası 1 hizmetli odası 1 büyük spor salonundan oluşurmaktadır.
Ayrıca okulun hemence yanında tek katlı iki lojmanı vardır. Kasabada okuma yazma oranı yüksek olmakla beraber, yüksekokul okuma oranı oldukca düşüktür.
KASABANIN YERİ VE SINIRLARI
Enlem 38.8500 Boylam 33.7333 Yükseklik (feet) 3664 E.Uzun. 38° 51' 0N B.Uzun. 33° 43' 60E Rakim(m) 1116
Devekovan , Ankara ili , Ş.Koçhisar ilçesine bağlı, engebeli bir arazi üzerine kurulmuş şirin bir beldedir. İlçeye olan uzaklığı 20 km. Ankara’ya olan uzaklığı ise 170 km. dir. Kasaba yön olarak içemizin güneydoğusuna düşmektedir.
Kasabamızın kuzeyinde Cavlak, Kuzeybatısında Yeşilyurt, Kuzeydoğusunda Üzengilik, Doğusunda Eley, Güneyinde Baltalı ve Aliuşağı, Batısında da Karandere köyü sınırları ile çevrilidir.
Arazi yapısı: Kasaba arazisi çeşitli mevkiilere göre verim bakımından farklılıklar göstermektedir. Kasabamız topraklarını verimlilik baktımından peçenek mevkii dağ mevkii ve çöl mevkii olarak üç bölgeye ayırmak mümkündür. Peçenek mevkii: Bu bölge peçenek çayı bonuyca Baltalı ve Eley köyleri arazileri ile Yeşilyurt Üzengilik ve Cavlak köyleri arasında kalan araziyi kapsamaktadır. Bu havza çok verimli topraklara sahip olmakla birlikte bu bölgede sulu tarım yapılmaktadır. Bu bölgede başta şekerpancarı arpa buğday ve nohut olmak üzere kavakcılık ve bağcılık yanısırada sebze yetiştirilmektedir.Bu bölümdeki mevkii isimleri söyledir. A çeşme,Ada ,Büvelek,Çirçir,Deveciüsü,Goca oyak,Gocabağ,Gücük burnu,Kanlı yerin dölek,Kayalı yer Kelhasan Kocaöz Kör pınar Küllü Mezerindölek Musluk Penli dere Sülünün öz Taşpınar Zilfeer.
Dağ Mevkii: Engebeli bir arazı yapısana sahip bulunan dağ mevkiinin sınırları Baltalı ve aliuşağı köyü dağlarından Karandere ve Yeşilyurt dağları arasında kalan bölgeldir. Bu bölgenin toprak yapısı mevkii mevkii farklılılk gösterse de toprak yapısı itibarıyla genel de verimlidir. Bu gölgenin özelliği bahar yağmurun az yağdığı dönemlerde bölgenin serin olması nedeniyle mahsul kaybı diğer bölgelere göre daha az olmaktadır.Bu bölümdeki mevki isimleri şöyledir.
A bayır,A daş,Acıuyu,Çakmakgediği,Cönger,Daşınbel ,Dıravın kafa,Ecer çeşme Güdülünöz,Harmanyeri,Karaağaçlan,Kartallık,Keklik pınarı,Kemal,Meşeli yer Örenyeri,Sögütlünün dölek,Tuzlu pınar,Yaylağın başı
Çöl Mevkii: Bu bölge Tuz Gölü’nün doğusundaki düzlükleri kapsamaktadır. E-90 Ankara-Adana karayolunun bu bölgeden geçmesi, bu bölgenin ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Bu bölgenin toprağı pek verilmli sayılmaz ama bu bölge hayvancılığa elverişli sayılır. Bu bölümdeki mevkii isimleri söyledir. Bagırsağın öz,İğdeli ,Kamışlağa,Sarıkaya ,Tütünleğe
İKLİM: Devekovan’da hüküm süren iklim, İç Anadoulu’nun badriz iklimi olan ”Karasal iklim” dir. Bu iklimin özelliği yalar sıcak ve kurak. Kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Genelde mayıs sonlarından ekim sonlarına kadar kurak devre, ekim sanlarından mayıs sonlarına kadar da nemli devre görülür. Ülkemizin en kurak yörelerinden birisi de Tüz Gölü ve çevresi olduğundan dolayısıyla kasabamız da Ülkemizin en kurak yerinde bulunmaktadır. Kar yağışı: Devekovan ve çevresinde kar yağışları genelellikle kasım ayının üçüncü haftası içinde başlar ve en geç nisan ayınıın son haftasında sona erer. Karın en fazla yağdığı ay şubat ayıdır. Yağmur durumu: İlkbaharın gelmesiyle bölgemizde sıcaklık derecesi yavaş yavaş yükselmeye başlar. Nisan-Mayıs ve Haziranın ilk 15 günü icinde öğleye kadar hava açık ve az bulutlu, ögleden sonra ise KIRKİKİNDİ yağmurları adı verilen bazen sağnak halinde fakat kısa süren, bazen de sürükli olarak gözlenen yağışlar başlar. Yağmur bu bölgeye en cok ilkbahar en az yaz mesiminde yağar. Dolulu günler: Dolu olayı genelde kararsız havalar sonucunda meydana gelir. Nisan ve mayıs aylarında en fazla dolu olayı görülmektedir. Sisli günler: Yerin soğumasıyla yerle temazta bulunan hava soğur ve taşıdığı su buharı yoğunlaşarak sis meydana gelir. Kasabada sis sonbahar sonları ile kiş mevsiminde özellikle ocak ayında görülür. Rüzgar Durumu: Kasabada en fazla esen rüzgar, kuzeyden esen yıldız rüzgarlarıdır. Ondan sonra kuzeydoğudan esen poyraz, güneyden esen kıble etkilidir. Kuzey yönlü rüzgarlar yazın fazla kışın az eser. Bu etki yazın havaların serinlemesine kışın da soğumasına sebep olur. Güney sektörlü rüzgarlar kışın sıcaklıkların yükselmesine yazın da sıcaklıkları arttırdığı gibi kuraklığa ve ürünlerin erkenden kurumasına sebep olurlar. Hakim rüzgarlar kuzeyden esmesine rağmen en şiddetli rüzgar güneyden eser. Kasabada fırtınalı gün yok denecek kadar azdır.
DEVEKOVAN IN NUFUS SEYRİ
Araştırmalarımda Devekovan’a ait nufus bilgilerine 1584 yılında yapılan sayımlarla anlaşılmaktadır. Günümüzden yaklaşık dörtyüz küsür yıl önce yapılan bu nufus sayımında vergi ile mükellef 43 kişi olduğu yazılıdır. Ancak türk tarih ve gelenegine göre çocuklar ve kadınlar nufus sayımında yazılmazdı. Asırlardan beri takip eden kurala göre Osmanlı imparatorluğunda ev başına ortalama nufus beş kişi olarak kabul edilmiştir.
Devekovan da 1584 yılında yapılan ilk nufus sayımında vergi ile mükellef kişi sayısı 43 ortalama nufusunda 215 kişi olduğu anlaşılmaktadır.
Yakın tarihimize baktığımızda ise 1960 lı yıllarda devekovan gençlerinin çalışmak için büyük şehirlere 1965 li yıllarda ise yurtdışına çalışmaya gitmeleri devekovan nüfusunu az da olsa gelişmesini etkilemiştir.
Devekovan’ın 1965 yılındaki nufusu 836 1970 yılındaki nufusu 893 kişidir.
1980 li yılların ortalarına gelindiğinde ise aile göçleri başlamış, birçok aile özellikle Ankara ve İzmir e göç etmiştir.
1985 Nufus sayımı istatistiklerine göre: Erkek Kadın Toplam 433 551 984 kişidir.
Yine 1990 yıllara gelindiğinde, yurt dışına özellikle Almanya’ya işci göçü yeniden patlak vermiş ve 1990-1996 yılları arası yüz kişiye yakin Devekovan’lı Almanya’ya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine çalışmak için göç etmişlerdir.. 1990 yılı Nufus Sayımı Verileri Söyledir.
Erkek Kadın Toplam 1035 991 2027
Devekovan’ ın nufus gelişimi rakamlarda da görüldüğü gibi çok düşük oranlarda artmaktadır. Ama şu gerçegi belirmek gerekirki devekovan nufusuna kayıtlı olup da yurtdışında yaşayan Devekovanlıların sayısıda az değildir.
|


|
DVEKOVAN KASABASI |
|
KÜLTÜRÜMÜZ |