EVLİYA ASLAN ' DAN ABALI KÖYÜ METİN
EKİNCİ'NİN OĞLU TANER EKİNCİ'NİN ÜZERİNE
UZUN HAVA
TANERIM
EVİMİZİN YANINDA KÜÇÜK BİR TEPE
TANERİMİNDE ODALARDA KANLARI SEREM SERPE
KIYMA TANER OĞLAN CANINA DAHA KARDEŞLERİN BEK KÖRPE
NİYE KIYDIN TANERİM CANINA
EVİMİZİN KARŞISI TOPLU MEZAR
TALİHDE BİZE KARA YAZIMI YAZAR
BİLMEM ALLAHTAN BİLMEM KULUNDAN OLDU NAZAR
TANER OĞLANDA ACEP NEYE KIZAR
BİLEMEDİM KUZUM SENİN DERDİNİ
ELİNDE SİLAHI DAYAMIŞ BOYNUNA
DAHA YAŞI ÇOK GENÇ GİRMEDİ YAR KOYNUNA
GÜCÜM YETMEDİ ECELİN OYUNUNA
ÇARE BULAMADIM KUZUM SENİN DERDİNE
BAK KARDEŞLERİN YANINDA
KURŞUN YARASIDA BELLİ ALNINDA
BANTLAR SARILI TANERİMİN BOYNUNDA
DERDİN NEYDİDE ÇEKTİN SİLAHI KUZUM BOYNUNA
DUVARLARADA SIÇRAMIŞ KANIN
KURŞUNU YEDİNDE YANMADINMI CANIN
BABAYIN KOLLARINDA AĞRIMADIMI SOL YANIN
ACEP DERDİN NEYDİ TANERİM
BU DERT SENİ BU KADAR NEDEN YORUYOR
TAVANDA DAHA KURŞUN İZİN DURUYOR
ABLALARIN GELDİLER SENİ SORUYOR
DERDİNİN ÇARESİNİ BULAMADIM KUZUM
YÜREYİME KOYDUN YARAYI
KAYBETTİM SENİ BULAMADIM ARAYI ARAYI
UNUTUR GİDERSİN GAYRI SILAYI
BEN UNUTAMAM SENİ TANERİM
ODALARA SENSİZ GİREMİYORUM
BİTTİ TAKATIM YÜRÜYEMİYORUM
SEN YOKSUN GAYRI GÜLEMİYORUM
ACEP NEYDİ DERDİN TANERİM BİLEMİYORUM
KİMİ DEDİ SARILIK KİMİ DEDİ NAZAR
YEDİN KURŞUNU GÖĞSÜNE AŞAĞI KANLARIN SIZAR
DERDİYİN SONU SANA OLDU MEZAR
SEN DEĞİL BEN ÖLDÜM TANERİM KUZUM
EVLİYA ASLAN
UZUN HAVANIN HİKAYESİ : taner 18 yaşındaydı fiden gibi delikanlıydı 16 17 yaşlarında aniden kafasına güneş geçmiş gibi beyninden hastalandı doktorlar derdine çare bulamadı , taner bu acılara dayanamamış annesigil evde yokken kendisini vurmuş , boynunun altından girmiş şakağından çıkmış , doktorada yürüyerek başkalarının yardımıyla gitmiş , doktorlar kafasını boynunu sarmış hastanede bile yatmamış iyi olur demişler göndermişler , gölbaşında koçhisar otobüsünün içinde babasının kollarında ölmüş
PEÇENEK KÖYÜ GÜZELLERİ
Nasıl met eylesem peçenek eli
Sarısındır şu Çiftliğin güzeli
Esmer Devekovan soyundan belli
Esmer olur Devekovan’ın güzeli
Ufaktır Baltalı arada kalsın
Burnu böyük ama gel varsın olsun
Aliuşağı kızları hep hazır dursun
Dışarı getmez köyden bulur eşini
Avşar, Kırımini boşa süslenir
Süste güzel olmaz dinlen aslanım
Gelin şu Göynük köyünde yaslanın
Ela gözlü o Göynük’ün güzeli
Göllü Demirçili Abalı üçtür
O köyleri gezmek gayetten güçtür
Adamı iridir vucutu diştir
Kaba olur o köylerin güzellerin
Eley’le Mamalı biraz kibirli
Degişti mi? Üzengilik ikili birli
Yüzü güzel ama ayağı kirli
Anasından kalma aklı çavdarlı
Bırakmam aradan Çatçat’la Cavlak
Karandere’nin güzeli oynak
Maksat evlenmek değil adam soymak
Pahalıdır Karandere güzeli
Nedense Boğbası kasit oluyor
Kadobası köyü hile kuruyor
Komşu komşuna kara çalıyor
Cingen olur Kadılı’nın güzeli
Çıkınağıl, Fadıllı denize gelmez
Samenli köyüde misafir almaz
Kadıncık şişmandır, hiç aman bilmez
Şişman olur Kadıncık’ın güzeli
Hacıbektaş, Vayvay bir gece kalsak
Genç olupta Kacarlı’dan evlensek
Acıkuyu derler orayı görsek
Beyaz olur Acıkuyu güzeli
Dinleyin aşığın sözleri haklı
Haydarlı, Deliler en büyük Şıhlı
Evli bekar demez oynaktır aklı
Oynak olur Karasenir güzeli
Çıkınağıl , Yaylak ince bellidir
Sarıyahşi yürüyüşünden bellidir.
Panlı’nın güzeli tatlı dillidir
Hürmetkardır Ağaçören güzeli
Aşık Mehmet Emin Kutlu
ŞEHİT
(Çatcat köylü sehit babası Aşık Mehmet Emin Kutlu’nun Devekovan’ın şehidi Cevat Alıcı icin yazdığı şiir.)
Devekovan köyünde mahşer kuruldu
Bütün köylü kara yasa büründü
Annem çok ağladı amcam yoruldu
Düğünün mahşere kaldı neyleyim
Mehvzide yatarken bir heycan sardı
Komutanım da kalkma diye bağırdı
Zannettim cennetten melek çağırdı
Düğün mahşere kaldı neyleyim
Yetim geçti yirmi senesi
Mezarda yakıldı gelin kınası
Buna dayanmaz şehit anası
Düğün mahşere kaldı neyleyim
Mevzide yatarken gününü saymış
Teskere almaya bir ay kalmış
Duydum ki Cevat’ım ölürken gülmüş
Düğünüm mahşere kaldı neyleyim
Nişanlım Almanya’dan düğün için geldi
Teskerem beklerken künyemi aldı
Cehizi sandıkta basılı kaldı
Düğünüm mahşere kaldı neyleyim.
Mehmet Emin KUTLU
ŞEREF’E AĞIT
Evden çıktı sağdır selamet
Muhtarın odaya varıştın koptu kıyamet
Ufacık yavrularını da kime emanet
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
İhsan dayısıda başucunda oturur.
Konu komşu da haberini getirir.
Çifte bacısıda ağıdını yetirir
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Keşif geldi havlusana dayandı
Şeref oğlan alganlara boyandı
Saat dokuzda kardaşı umara duyuldu
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Doktur gelmiş raporuunu yazıyor
Gevur sıhiye de koyun gibi yüzüyor
Ufacık yavruları da gözlerini süzüyor
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Şerefimin köpeği tan tan atıyor
Şeref oğlan da algan içinde yatıyor
Gevur düşman kaçamak yolun tutuyor.
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Mezarını eşinde kumsal bayıra
Çok cemaller işledi verin hayıra
Ufacık yavrularını da mevlam kayıra
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Ne oldu Şeref noldu hep sana oldu
Muhtarın odası da kaninan doldu
Ufacık yavrularında ellere kaldı..
Ağla bibim ağla Şeref vuruldu.
Evinin önüde bir dölek yazı
Ayrı yayılır da oğlan, koyunlan kuzu
Kime emanet ettin beş dene kuzu
Ağla bibim ağla şeref vuruldu.
Hasan AKTAŞ
ŞEHİT ANASI
Uzerine yagmıs beyaz karlar
Mezarın etrafında taslı yollar
Gelıp gectıkcede garip anan el sallar
Ben bır sehıt anasıyım
Nısanlın duyunca acep agladımı
Al yazmayıda basına bagladımı
Mezarıyın yanından gecerken el salladımı
Kınamayın komsular ben sehıt anasıyım
Kardeslerın yuruyup geldılermı
Senı yesıl elbıseyle gordulermı
Alkanlar ıcınde tanıyıp bıldılermı
Goz yaslarımdan farkına varamadım Cevatım
Mayınmı doselı devrıye yolları
Teskere vermedı sana sırnak dagları
Cozulmemıs daha botuyun bagları
Ne cabuk asıp geldın uzun yolları Cevadım
Arabalar sıra sıra dızıldı
Butun gozler senın uzerıne suzuldu
Yedıden yetmıse herkes uzuldu
Ruhun sahadola Cevadım
Ben asker anasıyım
Evlat yolladım askere elleri kınalı
Hem esi var hem analı
Dokunmayın bana bagrım yaralı
Cunku ben asker anasıyım
Gordum mu dikeni guller arasında
Herkes geldi kuzum gezer sılasında
Gormedim seni emsallarıyın arasında
Ben birasker anasıyım
Uzerine kırmızı gullermı serdim
Yesil elbisene teskereyemi geldin
Bilemedim kuzum neydi derdin
Kanlar arasında kalmıssın kuzum
Mezarıyın dıbınden gecenler edermi merak
Bas ucunda sallanır kırmızı bayrak
Basmıs cevatımın bagrına kara toprak
Ben bir asker anasıyım
Evliya ASLAN
KÖYLERİMİZİN GÜZELLERİ
Meşhur olur Koçhisar’ın güzeli
İçlerinde ben birine vurgunum
Yüreğimi hamur edip ezeli
İçlerinde ben birine vurgunum
Hüsrev köyünün güzeli boldur
Sofular kızının dudağı baldır
Eley’in kızları solmayan güldür
İçlerinde ben birine vurgunum.
Üzengilik kızları beni yandırır.
Baltalı kızları başım döndürür
Cebirliler fırtınamı dindirir
İçleride ben birine vurgunu m
Sariyahşi güzelini özlerim
Evren kızlarında kaldı gözlerim
Hamzalı kızına ağlar sızlarım
İclerinde ben birine vurgunum
Devekovan güzelini övmeli
Karandere’liye boyun eğmeli
Cıngıl güzelini daim sevmeli
İçlerinde ben birine vurgunum.
Ramazan Şimşek
Bessime DEVECİOĞLU’ndan maniler
Evlerinin önü iğde
İğdenin dalları yerde
Toplanmış misafirleri de
Hane sahibi nerde
Kınayı getin ana
Parmağını batır ana
Bu gece son gecemiz
Koynunda yatır ana
Bala tuz katılır mı
Giden ay tutulur mu
Geceler bir yıl olmuş
Yalnız yatılır mı
Sen tavuk olmadın mı
Heç dala konmadın mı
Kör olası kaynana
Sen heç cahil olmadın mı
Gelin geldi evimize
Şenlik doldu köyümüze
Cehizinden hepimize
Hoş geldin allı gelin
Gelin kınan kutlu olsun
Sağdığın sürüler sütlü olsun
Vardığın yerde dilin tatlı olsun
Hoş geldin allı gelin
Derlediğim diger maniler
Gülüm kurtmam seni
Suda çürütmem seni
Yedi sene ayrılsak
Yine unutmam seni
Kayadan aşan gelin
Al yeşil kuşan gelin
Koçan çirkin sen güzel
Gayret et boşan gelin
Et aldım ezveynen
Kaynettım cezveynen
Babam sana kız vermez
El götte gezmeynen
Hele helesi güzel
Tandır selesi güzel
Selesinde ekmeği yok
Sallaması ne güzel
Kavağın kuru dalı
Esiyor deli deli
Ben sana yar değilim
Çektiğim elin arı
Sultan ASLAN’dan Maniler
Harman yerini sürseler
Dikenini derseler
Ne osmanlı kızıymış
Onu bana verseler
Çık daldan kiraz deşir
Dibinde kayfe pişir
Her kayfe sundukca
Beni aklına düşür
Gidiyorum işte gör
Hayelde gör düşte gör
Gıymetimi bilemedin
Bir kötüye düşte gör
Eski halbır daldadır
Bugün gözüm yoldadır
Gelin alma kız al
Gelin seni aldatır
Uzun kavak başıyım
Yarin hilal kaşıyım
Düğününde kar yağsın
Suyunu ben taşıyım
Ay doğar sini gibi
İkindi günü gibi
Kızlar birşey saklamış
Peçenek gülü gibi
Dam üstünde dam beni
Gene aldı gam beni
Yad uçun mu doğurdun
Zalım anam sen beni
Tabakta iki hıyar
Boyu boyuma uyar
Mevlam nasip ederse
Ayrılmaya kim kıyar
Tabak dolusu pekmez
Ben yesem yare yetmez
Yarin aldığı maaş
Benim süsüme yetmez
Ay doğar aşırırlar
Yare su taşıtırlar
Gitme yarim uzağa
Azıcık üşütürler
GÜZEL KÖYÜM
Kelhasandan içtiğim suyun tadı
Pekmez ile yediğim Kartallığın karı
Ne olacak bu ikiliğin halı
Köyüm köyüm güzel köyüm
Bunumda tüter Keklik Pınarı
Nerde o güzle köyüm yolları
Düdük yaptığım söğüt dalları
Köyüm köyüm güzel köyüm
Sessiz geçer Ramazan günleri
Yahurda yerdik yağlı katmeri
Teravihte toplardık şekeri
Köyüm köyüm güzel köyüm
Nisanda açar gökkuşağı
Yağlı kayış oynar küyün uşağı
Gezerdik hep köşe bucağı
Köyüm köyüm güzel köyüm
Köyün içinde mam oynardık
Hep gelen gidene bakardık
Nedire bibim gelirdi kaçardık
Köyüm köyüm güzel köyüm
Remzi emmine satardık arpayı
Şidin Mustafa’dan alırdık peyniri yağı
Çerçiçiye verirdik çakıldağı
Köyüm köyüm güzel köyüm
Sanmayın ki Şair oldum
Gurbet açısından ilham buldum
Aldım bir kağıt doldurdum
Gurbet gurbet zalım gurbet,
Hidayet AÇIKGÖZ
DOSTUMA
Her dogan insan mutlak ölecek,
Ölüncede bir eseri kalacak,
İnsanlik bundan bir ders alacak,
Gelin hele dostlar Cebrail ölmüş,
Köyümüzden bir gül daha solmuş.
Fidanlığa baktım çok güzel olmuş,
Arayın istersen Başka ne kalmış,
Duydum ki oğluda avukat olmuş,
Ne olursa olsun dostumu kırmış,
Gelin hele dostlar Cebrail ölmüş,
Köyümüzden bir gül daha solmuş.
Benim köylümün hepsi bir güldür,
Gülleri çoğunun dikeni vardır,
Dilleri dikensiz olsun köyümün
Gelin hele dostlar Cebrail ölmüş,
Bakın hele ondan başka ne kalmış.
Insanoğlu beşer hep hata yapar,
Bedelini ise ömrüyle öder,
İnşallahu teala Şehadet eder,
Gelin görün dostlar Cebrail öldü,
Köyümün bir gülü daha soldu.
DURMUŞ ER..
ŞEREFLİ KOÇHİSAR’IN ÖZLEMİ
Çok özledim Koçhisar seni göresim geld
Eşe dosta bir selam veresim geldi,
Yaşlıların çoğu vefat eylemiş
Arkasından bir dua edesim geldi
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Gelin, Koçhisar’ın köylerini gezelim
Kengerini kemesini kazalım
İrfanlı barajında biraz yüzelim
Köylerdeki anıları yazalım
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Boğazdan çıkarak peçenekten geçsem,
Ak Pınarın soğuk suyunu içsem
Seğmenli, Karabük, Haydarlı, Şıklı
Kadıncık’a varınca bir mola versem
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Musular’dan çıkarak Palaz’a varsam
Parlasan’dan geçerek Derevenk’de dursam
Muhlisobası dostlara bir selam versem
Kacarlı da bir gece misafir olsam
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Kıyı evi, Cebirli, İnebeyli’yi gezsem
Kürtü köyünde bir nefes alsam
Yusufuşağın’da, Musa’ya bir selam versem
Solakuşağı’nda gülleri dersem
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Çerkezuşağı’da biraz gezersin
Demirci köyü dostlarına selam edersin
Fındılı yaylasına hayret edersin
Oradan da Çıkınağlı’na gidersin
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
İbrahim beyliden, Tornaobası’na gidilir
Fadıllı, Cıngıl ziyaret edilir
Devekovan köyünde yorgun isen yatılır
Çatçat’da düğünde göbek atılır
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Çavlak köyü uzaktan görülür
Bağobası, Kadıobası, nerde diye sorulur
Yaylak yollarında insan yorulur
Kederli köyünde misafire yemek verilir
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Sarıyahşi’de kavun karpuzu yersin
Boğaz köyde dostluk ne güzel dersin
Dere köyüne Allah sabırlar versin
Eley köyünün kaderi gülsün
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Demircili köyünden Üzengiliğe geçersin
Panlı’daki dostlarda bir çay içersin
Yorulursan Camilide yatarsın
Sofular köyünde halay tutarsın
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Vayvay, Şıkkuyu, Acı kuyu köyü
Hacıbektaşlının içilmez suyu
Tepe köylünün iyidir huyu
Kavunları tatlıdır kuyuda suyu
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Karşı köy derler Hamzalı, Totuş
Karamolla uşağının yolları yokuş
Sütü, ayranı, yoğurdu çok hoş
Oradan Koçhisar’a ne güzel bakış
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Güneş tepesinden ovaya baksam
Mustafacık köyünde bir kahve içsem
Karan deresinden transit geçsem
Mezgit’de arkadaşım Hacı’ya misafir olsam
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Mahmut bu köylerde çerçilik yaptı
Kırık leblebiyi üzüme katarak sattı
Bazen veresiye bazen zarara sattı
Sonunda iflas edip arabayı da sattı
Çok güzeldir Koçhisar’ın köyleri
Kalenderdir ağaları beyleri
Ana Sayfa
DEVEKOVANDAN SIIRLER
EMMOGLU.....
Biz de gideceğiz bir gün buradan
Bu dünya kimseye kalmaz emmoğlu
Bir emanet vermiş bizi yaradan
Ölüm yaşa başa bakmaz emmoğlu
Hamal gibi çektik dertlerimizi
Kimi zaman biçtik ektiğimizi
Kiminde kararttık güneşimizi
Bu beden dünyaya kalmaz emmoğlu
Eleğe vursam tozum dökülür
Toz dediklerim candan sökülür
Şu canım çıkınca etim gömülür
Toprak sana bana kanmaz emmoğlu
Bu yaşta kendini donduramazsın
Ananın sütünü saklayamazsın
Kefenin cebine dolduramazsın
Mezar senden başka almaz emmoğlu
SENDE GITTIN EMMOGLU
KAAN AKTAS