KÖYDE KIS

 

Yollar kapanirdi kar yaginca

Dolusurduk basina soba yaninca

Zor olurdu sular donunca

Bir baska olurdu Köyde kis.

 

Geceleri ceryanlar kesilir

Eski gazlambalari duvara asilir

Herkes soba yanina kösülür

Birbaska olurdu Köyde kis.

 

Tepelerden kizak kayardik

El ayak üsür buyardik

Karin zevkine iyice doyardik

Bir baska olurdu Köyde kis.

 

Bir komsuda arabasi piserdi

Herkes oraya kosardi

Cocuklar oynar cosardi

Bir baska olurdu Köyde kis.

 

Sobada kaynardi hedik

konu komsu beraber yerdik

Bazen usanip kar bir erise derdik

Bir baska olurdu Köyde kis.

 

Pilav tursu yenir doya doya

Gece gezilirdi saya

Cogu yola gidilirdi yaya

Bir baska olurdu Köyde kis.

 

 Derede buzda katir atardik

Ahirlardan kus tutardik

Okul olmazdi ,yan gelip yatardik.

Bir baska olurdu Köyde kis.

     Caner Ülger

Unutmadim köyüm seni

 

Kekik,yavsan kokan Daglarini

Mor salkimli üzüm baglarini

Tasli toprakli yollarini

Unutmadim Köyüm seni.

 

Koc tepesini,cakmak gedigini

Tandirda pisen ekmegini,hedigini

Sögütten yaptigimiz düdügünü

Unutmadim Köyüm seni.

 

Küllüyü ,ince yerin kiyini

A cesmenin buz gibi suyunu

Cocukken oynadigimiz oyunu

Unutmadim Köyüm seni.

 

Yogurdunu,sütünü ayranini

Coskuyla gecen bayramini

Dügün dernek seyranini

Unutmadim Köyüm seni.

 

Ne keklikpnarini ne Cöngeri

Dagindan kazdigimiz cigdemi kengeri

Telle sürdügümüz cemberi

Unutmadim köyüm seni

 

Goca bagdan asip gelen yolunu

Karini yagmurunu dolunu

Bahcelerde acan gülünü

Unutmadim köyüm seni

 

Pecenekten esen ilik yelini

Dagdan cosup gelen selini

Camur caylak yolunu

Unutmadim köyüm seni

 

Tarlayi tapani tirmigi

Bidonu destiyi irbigi

Nohudu fasülyeyi sirigi

Unutmadim köyüm seni

 

Gurbetcilik varmis serde

Biz yabanciyiz zaten her yerde

Hasretin düsürsede derde

Unutmadim Köyüm seni.

 

ilk sende actim gözümü

Suyunda yikardim yüzümü

Hep sana yazdim sözümü

Unutmadim köyüm seni.

 

Basi bulanik daglarini

Sende yasadigim cocukluk caglarini

Hem ölülerini hemde saglarini

Unutmadim Köyüm seni.

 

Ekmek davasi düsürdü gurbete

Muhtac etti bizi namerte

Dayanmak zor hasrete

Unutmadim Köyüm seni.

 

Her vakit okunan ezani

Üzümünü,bagini kazani

Cesmelere yazi yazani

Unutmadim Köyüm seni.

 

Biliyorum birgün dönüs sana

Bozkirlar seni hatirlatir bana

Bir gün yine iceriz kana kana

Unutmadim Köyüm seni...........

 

                              CANER ÜLGER

EVLİYA ASLAN ' DAN    ABALI KÖYÜ METİN

EKİNCİ'NİN OĞLU TANER EKİNCİ'NİN ÜZERİNE

UZUN HAVA

              TANERIM

EVİMİZİN YANINDA KÜÇÜK BİR TEPE

TANERİMİNDE ODALARDA KANLARI SEREM SERPE

KIYMA TANER OĞLAN CANINA DAHA KARDEŞLERİN BEK KÖRPE

NİYE KIYDIN TANERİM CANINA

 

EVİMİZİN KARŞISI TOPLU MEZAR

TALİHDE BİZE KARA YAZIMI YAZAR

BİLMEM ALLAHTAN BİLMEM KULUNDAN OLDU NAZAR

TANER OĞLANDA ACEP NEYE KIZAR

BİLEMEDİM KUZUM SENİN DERDİNİ

 

ELİNDE SİLAHI DAYAMIŞ BOYNUNA

DAHA YAŞI ÇOK GENÇ GİRMEDİ YAR KOYNUNA

GÜCÜM YETMEDİ ECELİN OYUNUNA

ÇARE BULAMADIM KUZUM SENİN DERDİNE

 

BAK KARDEŞLERİN YANINDA

KURŞUN YARASIDA BELLİ ALNINDA

BANTLAR SARILI TANERİMİN BOYNUNDA

DERDİN NEYDİDE ÇEKTİN SİLAHI KUZUM BOYNUNA

 

DUVARLARADA SIÇRAMIŞ KANIN

KURŞUNU YEDİNDE YANMADINMI CANIN

BABAYIN KOLLARINDA AĞRIMADIMI SOL YANIN

ACEP DERDİN NEYDİ TANERİM

 

BU DERT SENİ BU KADAR NEDEN YORUYOR

TAVANDA DAHA KURŞUN İZİN DURUYOR

ABLALARIN GELDİLER SENİ SORUYOR

DERDİNİN ÇARESİNİ BULAMADIM KUZUM

 

YÜREYİME KOYDUN YARAYI

KAYBETTİM SENİ BULAMADIM ARAYI ARAYI

UNUTUR GİDERSİN GAYRI SILAYI

BEN UNUTAMAM SENİ TANERİM

 

ODALARA SENSİZ GİREMİYORUM

BİTTİ TAKATIM YÜRÜYEMİYORUM

SEN YOKSUN GAYRI GÜLEMİYORUM

ACEP NEYDİ DERDİN TANERİM BİLEMİYORUM

 

KİMİ DEDİ SARILIK KİMİ DEDİ NAZAR

YEDİN KURŞUNU GÖĞSÜNE AŞAĞI KANLARIN SIZAR

DERDİYİN SONU SANA OLDU MEZAR

SEN DEĞİL BEN ÖLDÜM TANERİM KUZUM

 

                                            EVLİYA ASLAN

 

UZUN HAVANIN HİKAYESİ : taner 18 yaşındaydı fiden gibi delikanlıydı  16 17 yaşlarında aniden kafasına güneş geçmiş gibi beyninden hastalandı doktorlar derdine çare bulamadı , taner bu acılara dayanamamış annesigil evde yokken kendisini vurmuş , boynunun altından girmiş şakağından çıkmış , doktorada yürüyerek başkalarının yardımıyla gitmiş , doktorlar kafasını boynunu sarmış hastanede bile yatmamış iyi olur demişler göndermişler , gölbaşında koçhisar otobüsünün içinde babasının kollarında ölmüş

PEÇENEK KÖYÜ GÜZELLERİ

 

Nasıl met eylesem peçenek eli

Sarısındır şu Çiftliğin güzeli

Esmer  Devekovan soyundan belli

Esmer olur Devekovan’ın güzeli

 

Ufaktır Baltalı arada kalsın

Burnu böyük ama gel varsın olsun

Aliuşağı kızları hep hazır dursun

Dışarı getmez köyden bulur eşini

 

Avşar, Kırımini boşa süslenir

Süste güzel olmaz dinlen aslanım

Gelin şu Göynük köyünde yaslanın

Ela gözlü o Göynük’ün  güzeli

 

Göllü Demirçili Abalı üçtür

O köyleri gezmek gayetten güçtür

Adamı iridir vucutu diştir

Kaba olur o köylerin güzellerin

 

Eley’le Mamalı biraz kibirli

Degişti mi? Üzengilik ikili birli

Yüzü güzel ama ayağı kirli

Anasından kalma aklı çavdarlı

 

Bırakmam aradan Çatçat’la Cavlak

Karandere’nin güzeli oynak

Maksat evlenmek değil adam soymak

Pahalıdır Karandere güzeli

 

Nedense Boğbası kasit oluyor

Kadobası köyü hile kuruyor

Komşu komşuna kara çalıyor

Cingen olur Kadılı’nın güzeli

 

Çıkınağıl, Fadıllı denize gelmez

Samenli köyüde misafir almaz

Kadıncık şişmandır, hiç aman bilmez

Şişman olur Kadıncık’ın güzeli

 

Hacıbektaş, Vayvay bir gece kalsak

Genç olupta Kacarlı’dan evlensek

Acıkuyu derler orayı görsek

Beyaz olur Acıkuyu güzeli

 

Dinleyin aşığın sözleri haklı

Haydarlı, Deliler en büyük Şıhlı

Evli bekar demez oynaktır aklı

Oynak olur Karasenir güzeli

 

Çıkınağıl , Yaylak ince bellidir

Sarıyahşi yürüyüşünden bellidir.

Panlı’nın güzeli tatlı dillidir

Hürmetkardır Ağaçören güzeli

        

        Aşık Mehmet Emin Kutlu

ŞEHİT

(Çatcat köylü sehit babası Aşık Mehmet Emin Kutlu’nun Devekovan’ın şehidi Cevat Alıcı icin yazdığı şiir.)

 

Devekovan köyünde mahşer kuruldu

Bütün köylü kara yasa büründü

Annem çok ağladı amcam yoruldu

Düğünün mahşere kaldı neyleyim

 

Mehvzide yatarken bir heycan sardı

Komutanım da kalkma diye bağırdı

Zannettim cennetten melek çağırdı

Düğün mahşere kaldı neyleyim

 

Yetim geçti yirmi senesi

Mezarda yakıldı gelin kınası

Buna dayanmaz şehit anası

Düğün mahşere kaldı neyleyim

 

Mevzide yatarken gününü saymış

Teskere almaya bir ay kalmış

Duydum ki Cevat’ım ölürken gülmüş

Düğünüm mahşere kaldı neyleyim

 

Nişanlım Almanya’dan düğün için geldi

Teskerem beklerken künyemi aldı

Cehizi sandıkta basılı kaldı

Düğünüm mahşere kaldı neyleyim.

 

       Mehmet Emin KUTLU

ŞEREF’E AĞIT

Evden çıktı sağdır selamet

Muhtarın odaya varıştın koptu kıyamet

Ufacık yavrularını da kime emanet

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

İhsan dayısıda başucunda oturur.

Konu komşu da haberini getirir.

Çifte bacısıda ağıdını yetirir

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

Keşif geldi havlusana dayandı

Şeref oğlan alganlara boyandı

Saat dokuzda kardaşı umara duyuldu

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

Doktur gelmiş raporuunu yazıyor

Gevur sıhiye de koyun gibi yüzüyor

Ufacık yavruları da gözlerini süzüyor

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

Şerefimin köpeği tan tan atıyor

Şeref oğlan da algan içinde yatıyor

Gevur düşman  kaçamak yolun tutuyor.

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

Mezarını eşinde kumsal bayıra

Çok cemaller işledi verin hayıra

Ufacık yavrularını da mevlam kayıra

Ağla bibim ağla şeref vuruldu.

 

Ne oldu Şeref noldu hep sana oldu

Muhtarın odası da kaninan doldu

Ufacık yavrularında ellere kaldı..

Ağla bibim ağla Şeref vuruldu.

 

Evinin önüde bir dölek yazı

Ayrı yayılır da oğlan, koyunlan kuzu

Kime emanet ettin beş dene kuzu

Ağla bibim ağla  şeref vuruldu.

                           Hasan AKTAŞ

ŞEHİT ANASI

Uzerine yagmıs beyaz karlar

Mezarın etrafında taslı yollar

Gelıp gectıkcede garip anan el sallar

Ben bır sehıt anasıyım

 

Nısanlın duyunca acep agladımı

Al yazmayıda basına bagladımı

Mezarıyın yanından gecerken el salladımı

Kınamayın komsular ben sehıt anasıyım

 

Kardeslerın yuruyup geldılermı

Senı yesıl elbıseyle gordulermı

Alkanlar ıcınde tanıyıp bıldılermı

Goz yaslarımdan farkına varamadım Cevatım

 

Mayınmı doselı devrıye yolları

Teskere vermedı sana sırnak dagları

Cozulmemıs daha botuyun bagları

Ne cabuk asıp geldın uzun yolları Cevadım

 

Arabalar sıra sıra dızıldı

Butun gozler senın uzerıne suzuldu

Yedıden yetmıse herkes uzuldu

Ruhun sahadola Cevadım

Ben asker anasıyım

 

Evlat yolladım askere elleri kınalı

 Hem esi var hem analı

Dokunmayın bana bagrım yaralı

Cunku ben asker anasıyım

 

Gordum mu dikeni guller arasında

Herkes geldi kuzum gezer sılasında

 Gormedim seni emsallarıyın arasında

Ben birasker anasıyım

 

Uzerine kırmızı gullermı serdim

Yesil elbisene teskereyemi geldin

Bilemedim kuzum neydi derdin

Kanlar arasında kalmıssın kuzum

 

Mezarıyın dıbınden gecenler edermi merak

Bas ucunda sallanır kırmızı bayrak

Basmıs cevatımın bagrına kara toprak

Ben bir asker anasıyım

 

                                         Evliya ASLAN

KÖYLERİMİZİN GÜZELLERİ

 

Meşhur olur Koçhisar’ın güzeli

İçlerinde ben birine vurgunum

Yüreğimi hamur edip ezeli

İçlerinde ben birine vurgunum

 

Hüsrev köyünün güzeli boldur

Sofular kızının dudağı baldır

Eley’in kızları solmayan güldür

İçlerinde ben birine vurgunum.

 

Üzengilik kızları beni yandırır.

Baltalı kızları başım döndürür

Cebirliler fırtınamı dindirir

İçleride ben birine vurgunu m

 

Sariyahşi güzelini özlerim

Evren kızlarında kaldı gözlerim

Hamzalı kızına ağlar sızlarım

İclerinde ben birine vurgunum

 

Devekovan güzelini övmeli

Karandere’liye boyun eğmeli

Cıngıl güzelini daim sevmeli

İçlerinde ben birine vurgunum.

                        

 Ramazan Şimşek

Bessime DEVECİOĞLU’ndan maniler

 

Evlerinin önü iğde

İğdenin dalları yerde

Toplanmış misafirleri de

Hane sahibi nerde

 

Kınayı getin ana

Parmağını batır ana

Bu gece son gecemiz

Koynunda yatır ana

 

Bala tuz katılır mı

Giden ay tutulur mu

Geceler bir yıl olmuş

Yalnız yatılır mı

 

Sen tavuk olmadın mı

Heç dala konmadın mı

Kör olası kaynana

Sen heç cahil olmadın mı

 

Gelin geldi evimize

Şenlik doldu köyümüze

Cehizinden hepimize

Hoş geldin allı gelin

 

Gelin kınan kutlu olsun

Sağdığın sürüler sütlü olsun

Vardığın yerde dilin tatlı olsun

Hoş geldin allı gelin

 

 

Derlediğim  diger maniler

 

Gülüm kurtmam seni

Suda çürütmem seni

Yedi sene ayrılsak

Yine unutmam seni

 

Kayadan aşan gelin

Al yeşil kuşan gelin

Koçan çirkin sen güzel

Gayret et boşan gelin

 

Et aldım ezveynen

Kaynettım cezveynen

Babam sana kız vermez

El götte gezmeynen

 

Hele helesi güzel

Tandır selesi güzel

Selesinde ekmeği yok

Sallaması ne güzel

 

Kavağın kuru dalı

Esiyor deli deli

Ben sana yar değilim

Çektiğim elin arı

 

 

Sultan ASLAN’dan Maniler

 

 Harman yerini sürseler

Dikenini derseler

Ne osmanlı kızıymış

Onu bana verseler

 

Çık daldan kiraz deşir

Dibinde kayfe pişir

Her kayfe sundukca

Beni aklına düşür

 

Gidiyorum işte gör

Hayelde gör düşte gör

Gıymetimi bilemedin

Bir kötüye düşte gör

 

Eski halbır daldadır

Bugün  gözüm yoldadır

Gelin alma kız al

Gelin seni aldatır

 

Uzun kavak başıyım

Yarin hilal kaşıyım

Düğününde kar yağsın

Suyunu ben taşıyım

 

Ay doğar sini gibi

İkindi günü gibi

Kızlar birşey saklamış

Peçenek gülü gibi

 

Dam üstünde dam beni

Gene aldı gam beni

Yad uçun mu doğurdun

Zalım anam sen beni

 

Tabakta iki hıyar

Boyu boyuma uyar

Mevlam nasip ederse

Ayrılmaya kim kıyar

 

Tabak dolusu pekmez

Ben yesem yare yetmez

Yarin aldığı maaş

Benim süsüme yetmez

 

Ay doğar aşırırlar

Yare su taşıtırlar

Gitme yarim uzağa

Azıcık üşütürler

GÜZEL KÖYÜM

 

Kelhasandan içtiğim suyun tadı

Pekmez ile yediğim Kartallığın karı

Ne olacak bu ikiliğin halı

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Bunumda tüter Keklik Pınarı

Nerde o güzle köyüm yolları

Düdük yaptığım söğüt dalları

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Sessiz geçer Ramazan günleri

Yahurda yerdik yağlı katmeri

Teravihte toplardık şekeri

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Nisanda açar gökkuşağı

Yağlı kayış oynar küyün uşağı

Gezerdik hep köşe bucağı

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Köyün içinde mam oynardık

Hep gelen gidene bakardık

Nedire bibim gelirdi kaçardık

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Remzi emmine satardık arpayı

Şidin Mustafa’dan alırdık peyniri yağı

Çerçiçiye verirdik çakıldağı

Köyüm köyüm güzel köyüm

 

Sanmayın ki Şair oldum

Gurbet açısından ilham buldum

Aldım bir kağıt doldurdum

Gurbet gurbet zalım gurbet,

 

                           Hidayet AÇIKGÖZ

DVEKOVAN KASABASI

DEVEKOVANDAN SIIRLER