TARIHIMIZ

 

Anadolu Türlerin eline gecmeden önce birçok savaş ve istilalara maruz kalmıştır. Kasabamızın da icinde bulunduğu bu bölge M.Ö hitit Uygarlığının( Devekovan Ş.Koçhisar yolunun Karabük köyü yol ayrımından önce ki hüyük bu döneme aitolduğu sanılmaktadır. Bu hüyüklerden Gülhüyük kasabasına gidildikce sayıları artmaktadır. ) M.S da  Doğu Roma ( Bizans) impartorluğunun , bir arada iran devletinin hakimiyetinde kalmıştır.

        Değişik hakimiyetler, fetihler, istilalar buraları bircok batıl dinlerin etkisinde bırakmıştır.

       

        Kasabamız toprakları 1077’de Kutalmış oğlu Süleyman Şah zamanında bir Türk Devleti olan Selcukluların eline geçmiştir. Selçuklu devletinin yıkılmasıyla (1243 ) kasabamız toprakları yarım asır kadar, Mısırlıların, Ertanoğullarının, İlhanlı denilen İran Moğullarının hakimiyeti altında kalmıştır. Daha sonraları ( 1308-1467) yılları arasında da bir Türk Beyliği olan Karamanoğulları Beyliğinin hakimiyetinde kalan bu topraklar, 1467 yılında  Fatih Sultan Mehmet Han, ilçemizle birlikte kasabamız topraklarını Osmanlı Devleti sınırıları içine almıştır.

 

          Osmanlı İmparatorluğu zamanında Devekonvan’a ait en eski bilgilere padişah 3. Murat döneminde rastlanılmaktadır. 

           Bu bilgilere göre Devekovan:  Osmanlı devletinin, Karaman Eyaletinin ,Aksaray vilayetinin Koşhisar (Koçhisar) kazasına bağli bir köy  olarak kayıtlarda geçmektedir.

          Osmanlı devletinin duraklama devrinde  , H. 992  M. 1584 yılında tutulan bu defterde, Kochisar kazasına bağlı  köyler nüfuslarıyla ve buralarda yaşayan cemaat adlarıyla yazılmıştır.

 

Devekovan Köyü hakkında aynen şu bilgiler yazılıdır.

 

 

_Sıra no               Köy Adı             Nufus Sayı_                      Notlar

16                          Devekovan           43                    Bozok kabilesinden

                                                                                Bucaklı cemaati oturur.

 

 

Koçhisar’ın kaza olmasıyla birlikte Devekovan’ın kaderi hep Koçhisarla birlikte olmuştur.

Devekovan : 1868 yılına kadar Niğde Mutasarrıflığına, 1868-1920  yılları arasında Konya’ya 1920-1993 yılları arası Aksaray’a ve nihayetinde de 1933 yılından buyana da Başkent’e bağlı kalmıştır.  Osmanlı Devletinin bunalımlı yıllarında özellikle 1. Dünya  Savaşı yıllarında Devekovan, icme suyu yetersiz ,  halkın çok fakir, sefalet içinde yaşadığı bir köy olarak tasvir edilmektedir.

    Devekovan’da  yine bu yıllarda:

Su değirmeni, Bezirhane, Konak bir cami ve ilkokul düzeyinde bir medresenin bulduğu bizlere aktarılmaktadır.

 

Devekovan’da 1969  yılında yapılan gözlemlerde şu bilgiler mevcuttur.

 

Tarih; 23 Eylül 1969

Araştırmacı: İbrahim Hakkı Konyalı

 Bu araştırmayla ilgili bilgileri aynen aktarıyorum.

 

 

Bu köye çıkan  yol bozuktur.

Köyün evleri köfeki taşından yapılmıştır.

Dört sürü koyunu, bir sürü sığırı vardır.

Köyün üç çeşmesi vardır. Yolları bozulduğu için yalnız birisi akıyor.

Köy çok su sıkıntısı çekiyordu.

İki derslikli bir ilkokulu vardır.

Hayırsever köylülerin yaptırdıkları camiinin minaresi külahına kadar yapılmıştır.

Köyün suyu çakmak köyünden gelir.

Köyün altında Zilfeer adli bir çeşme  vardır.

Köy çakmakgediği ile Kartallık tepenin önüne kurulmuştur.

Ovası ve manzarası çok güzeldir.

Merkez bucağına baglıdır. 836 nufusu vardır.

 

 

PECENEKLER

Peçenekler 24 oğuz boyundan birisi olup iyi çalışır, gayret gösterir manasına gelmektedir. Hilmi Göktürk’ün ”Anadoluda Oğuz Boylari” eserinde şu bilgilere yer verilmistir.

”Bir de erkan-ı Harbiye tarafından neşredilen haritada (1:200.000) Kırşehir paftası Tuz Gölünün şarkında, Şereflikoçhisardan 4-5 km. Şarkda, küçük bir bataklıkta sona eren ve 50 Km. Cenubta Bostanlık Köyü yakınında Başlayan Peçenek-özü gösterilmiştir. Bu dere boyunda bazı peçenek köyleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Anadoluda çok miktarda rastlanılan bupeçenek köylerinin, vaktiyle buraya Bizanslılar tarafından yerleştirilen Peçeneklilerin izlerini teşkil ettiği ve XI-XIV yy. asırlarında bu köylerin daha çok olduğu anlaşılmaktadır.” (Hilmi Göktürk ”Anadoluda Oğuz Boyları” s. 65)

 

 Yukardaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere Devekovan’a ve peçenek köylerine  yerleşen ilk insanların da orta asyadan gelen Peçenek Türkleri olduğunu göstermektedir.

           Aslında Devekovan’a yerleşen göçebe Türkmen Boylarının esas faliyetlerini hayvancılık oluşturmaktaydı.Halkın esas geçim kaynağı hayvancılık oluşturduğu için , Türkler yakin yerlerdeki su ve pınar başlarına yerleşmişlerdir. ( Rivayetlere göre Devekovan’a yerleşen türkmenler de , ilk yerleşim yeri olarak dağ bölümünde,bugünkü Keklik pınarının 500 metre güneyine (Sögütlünün Dölek) yerleşildiği daha sonradan Kasabanın ortasındaki dere  kenarlarına yerleştileri anlatılmaktadır.)

Türklerin bu topraklara yerleşmeden önce bile buralarda bizans köyleri olduğu ,kasaba civarından çıkartılan çanak ve şarap küplerinden anlaşılmaktadır.

Kasabanın bugünkü yerleşim alanları çevresinde üç bizanz köyü olduğu söylenmektedir. Bunlardan ilki küllü mevkiinde ikincisi taşpınar mevkinde diğeri ise musluk mevkiinde bulunmaktadır. Bu köy kalıntılarından  günümüzde bile hala genelde boş şarap küplerine rastlanılmaktadır.

 

DEVEKOVAN İSMİ NEREDEN GELMEKTEDİR.

(Aktaran: Hayrullah KARAKAYA-Mehmet ŞALOĞLU)

 

Devekovan isminin nereden geldiğine ilişkin bazı rivayetler vardır.

Rivayetlerden bir tanesi söyledir. 1880’li yılların sonlarına doğru, Devekovan’ın ileri gelenlerinden Mehmet Bey (Bozbeyli yada Ağacık) Devekovan’ın kaza olması için ,  karar çıkarttırmak için (Konya’ya veya Niğde’ye) giderken yolda Koçhisarlı birileri tarafından öldürülmüştür. Devekovan’dan hicbir kimse bu kararı çıkartmaya cesarat edemeyince Koçhisar kaza olmuştur.

         Koçhisarlılar Devekovan´dan verilecek olan bu davayı bu şekilde engellemişler (kovmuşlar) bu olay üzerine, köyün ismi davası kovulan anlamına gelen DAVA-KOVAN olarak anılmıştır. Zamanla halk dilinde değişerek DEVEKOVAN  olmuştur.

 

Bir baska rivayete göre ise; Osmanlı impartorğluğu zamanında camiinin hemence yanında bulunan,  konak olarak bildigimiz yerde mahkeme olduğu ve burada küçük çaplı davalara bakıldığı ve  bu davaların kovuşturulduğu  için (davayı yürütme) yani (DAVA-KOVUŞTURAN anlamında) halk dilinde yuvarlanarak Devekovan olmuştur.

 

  Bu noktada şu bilgileri aktarmayı uygun görüyorum.  Yukardaki rivayetlerde de açıklandığı üzere Devekovan isminin daha önceden Davakovan olduğu sonradan Devekovan ismini aldığı rivayet edilmektedir. Ş.Koçhisar’la  Devekovan’ın ilçe olma konusundaki dava 1880’li yıllarda olmuştur. Ancak daha önceki sayfalarda (Devekovan Tarihi) bölümünde  de bahsettiğim gibi 1584 yılında yani ilçe olma yolundaki davadan  yaklaşık 300 yıl önce kayıtlarda koyün ismi DEVEKOVAN  olarak geçmektedir. ( Ş.Koçhisar Tarihi İ. Hakkı Konyalı s. 296)

 

 Sonuç olarak Devekovan isminin son 400 küsür yıl boyunca isminin hiç değişmediği kanaatindeyim. Fakat 1584 yılından önceki dönemlerde isminin ne olduğu konusunda ( şimdilik ) herhangi bir ipucu bulamadım. Ama köydeki yaşlıların anlattığına göre Devekovan’ın önceki isminin BOZLUCAN olduğu ifade edilmektedir.

       Devekovan ismine bazı köylerde DAVEN yada DEVEN bazi resmi kayitlarda DEVEKOVANI, DEVEGUVAN, yada DEVEBOĞAN olarak geçmektedir. Devekovan’ın kasaba olmasıyla birlikte isminin BEYKONAĞI olarak değiştirilmesi gündeme gelmiş fakat değiştirilememiştir.

 

 

 

KOÇHİSAR’LA İLÇELİK DAVASI

Devekovan ile Koçhisar arasında kaza olma konusunda bir dava olayı olduğu muhakkaktır.

 

Sultan Abdülaziz zamanında çıkartılan şu kararla ”9 Kanunisani 1286 (M.1870) ve 29 Şevval 1287 (M.1871) tarihinde idare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi çıkartılmıştır. Bu nizamname idari teşkilatta nahiyelere daha açık ve kati bir durum vermiş, bazı köylerin birleşmesinden doğan nahiyeleri kazalara bağlamamış ,her kazayı nahiyelere , nahiyeleri de köylere ayırmış ve her nahiyeyi bir müdürün idaresine vermiştir.” 

Bu kararname ile Koçhisar kaza iken , Esb Keşan kazasının nahiyesi durumuna düşmüştür.

 Bu kanundan yararlanmak isteyen Devekovan’lılar  1880’li yılların sonlarına doğru (Devekovançiftliği( Yeşilyurt ) ile birlikte) kaza olma yolunda gayret sarfetmişlerdir. Fakat bu konuda başarılı olunamamıştır. Nihayetinde Koçhisar, 1891 yılında Konya’nın kazası olmuştur.  

 

 

DEVEKOVAN’DA  YOL SU ELEKRİK VE HABERLEŞME

 

Ulaşım:

 

Yarim asır kadar önce Devekovan ulaşım yönünden yukarı peçenek köyleriyle Koçhisar arasında kilit durumundaydı. Eskiden ulaşım at, eşek ve develerle yapıldığından, Devekovan bu köylerle koçhisar arasında konaklama merkezi sayılıırdı..

 Tarihi Panlı yolu ve yukarı Hacıahmetli köyleriden gelen yol; Devekovan’ın hemence altında birleşip, kocabağ mevkiisinden geçerek, Yeşilyurt (Çitflik) köyünün hemen üzerinden, imbat deresini geçerek Karandere’ye ve daha  sonrada Koçhisar’a ulaşılmaktaydı.

 Günümüzde ise ulaşım; Ş.Koçihsar-Ağaçören yolu asfalt yol olup Devekovan’ın hemence alt tarafından gecmektedir. Devekovan Ağaçören’e va Ş.Koçhisar’a eşit mesafededir.

 

Günümüzde Peçenek Çayı üzerinde baraj kurma projeleri gündemdedir. Eğer bu proje gerçekleşirse, İlçemizle olan ulaşım yine tarihi eski yoldan yapılacaktır.

Su:

Devekovanın nufusunun artmasıyla birlikte içme suyu kıtlığı çekilmiştir. Özellikle 1980 li yıllara kadar Devekovan halkı su ihtiyacını kuyulardan ve köy içindeki çeşmelerden sağlamaktaydılar.

1980-1981 yılında Devekovan’a su şebekesi döşenmiş olup günümüzde kasabanın su ihtiyacının büyük bir bölümü pecenek mevkiindeki körpınardan ve dağdaki  su kaynaklarından sağlanmaktadır. İcme ve kullanma suyu nitelik bakımından yeterli olduğu söylenemez. Şebeke suyunun 146 abonmanı yanısıra elliye yakın kaynak suyu kasaba halkının ihtiyacına cevap vermektedir.

Tarihi kuyu olarak (Arapların kuyu) Tarihi çeşmelerimiz: Ağaların çeşmesi, Zilfeer,kızılali ve kırışın çeşmesidir.

 

 

Elekrik ve Telefon:

 

Devekovan’a ilk elektrik 1976 yılnda gelmiştir. 1996 yılı sonu itibariyle elektrik abonman sayısı 249 dur.

 

Telefon köy muhtarılığı adına ilk olarak 1978 yılında gelmiş olup 1983 yılında ptt acentalığı kurulmuştur. 50 Abonmanlık bu acentalık halkın ihtiyacına yetersiz kalınca 1992 yılında tam otomatik santral haline getirilmiş ve Yeşilyurt köyüyle birlikte 500 abonmanlık telefon santraline kavuşulmuştur. 1996 yılı sonu itibariyle kasabada 209 telefon abonmanı mevcuttur.

Aktaran: Hayrullah Karakaya)

 

          Bilindiği üzere Osmanlı imparatorluğu zamanında kişiler sülale isimleriyle anılır ve tanınırlardı. Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1934 yılında soyadı kanunu çıkartılmıştır. ‘Yiğit namı ile anılır.’ Sözünden yola cıkarak, Kasabadaki soyadı kanunu çıkmadan önce bilinen ve halen kullanılan sülale isimlerini  Kasaba halkının engin hoşgürüsüne dayanarak aktarıyorum.

 

 

 

 

Sülale isimleri:                             Şimdiki Soyadları

 

Abbaslar                                         Yüksel

Ağalar                                             Görgülü –Yılmaz

Çelikler                                           Çelik

Celler                                              Sertkaya-Sözdinler- Karakuş- Koçaş Yavuz- Özkök

Deveciler                                        Devecioğlu

Delihacılar                                      Kerman

Dıravlar                                           ! ! ! ?

Göcüumarlar                                   Koçak

Güdüller                                          Alıcı

Hatipler                                           Aktaş

Haller                                              Doğan

Haşallar                                           Şaloğlu-Demirkol

Hocalar                                            Sözcü

Kamerler                                         Karakaya

Karsaklılar  (kinoslar)                     Karslı

Küçüler                                           Zorlu

Karaoğlanlar                                   Altındağ

Karafakılar                                      Korkmazlar

Kıytarlar                                          Eşmekaya-Tekin

Kırışlar                                            Er – Eroğlu

Köleler                                            Aslan

Mullamalar                                     Ülger

Sarılar                                              Koçyiğit – Sarıkuş

Şişeller                                            Atmaca

Sülükler                                           Açıkgöz-Aslan

Tömeler                                           Özbek

Taşkafalar                                        Sarıtaş

................                                        Demirci

........................                                Uludağ

.......................                                 Ünal

DVEKOVAN KASABASI

DEVEKOVAN TARIHI